Yana doğru atılan bir adımın / arsızca // çoğaltımı
Sanatçılar: Betül Aksu, Musa Alpar, Dan Beudean, Barış Çavuşoğlu, Vovo - Atomun Çocuğu, Alexandra Mocan, Soodeh Karimi
Küratör: Fırat Yusuf Yılmaz
14 — 28 Ekim 2023
Açılış: 14 Ekim, 17:00 - 20:00
Sergi fotoğrafları: Zeynep Fırat
MATCA artspace iş birliği ile gerçekleşti.
Basın bülteni
Yana doğru atılan bir adımın / arsızca // çoğaltımı, 14 Ekim Cumartesi günü 5533’te açılıyor. Fırat Yusuf Yılmaz’ın küratörlüğünde ve MATCA sanat alanının işbirliği ile gerçekleşen sergi Betül Aksu, Musa Alpar, Dan Beudean, Barış Çavuşoğlu, Vovo - Atomun Çocuğu, Alexandra Mocan ve Soodeh Karimi’nin işlerini bir araya getiriyor.
Sergi, glitch punk anlatısı üzerinden temellenerek; çevrim içi ağlar üzerindeki korsan bilgi yayılım yöntemlerini, politik cızırtıları, bürokratik sürçmeleri, ölü pikselleri ve punkvari bel altı direniş taktiklerini kapsıyor. Bozunumları, arsız itaatsizlik potansiyelleri olarak yeniden kodlamakla birlikte, sekteye uğratan bir hışırtıyı sahipleniyor ve heterojen direniş hatları oluşturarak sinyali bozuyor.
Sergi metni
Yana doğru atılan bir adımın / arsızca // çoğaltımı, Fırat Yusuf Yılmaz’ın küratörlüğünde Betül Aksu, Musa Alpar, Dan Beudean, Barış Çavuşoğlu, Vovo, Alexandra Mocan ve Soodeh Karimi’nin işlerini bir araya getiriyor. Sergi, glitch punk anlatısı üzerinden temellenerek; çevrim içi ağlar üzerindeki korsan bilgi yayılım yöntemlerini, tekno-oryantalizmi, politik cızırtıları, bürokratik sürçmeleri, ölü pikselleri ve punkvari bel altı direniş taktiklerini kapsıyor. Bozunumları arsız itaatsizlik potansiyelleri olarak yeniden kodlayan sergi, sekteye uğratan bir hışırtıyı sahipleniyor ve heterojen direniş hatları oluşturarak sinyali bozmayı hedefliyor.
Soodeh Karimi’nin Bozulmuş Hatıralar adlı işi, ülkesini terk ettiği yıl yazdığı mektupları ve notları keçeli kalemlerle bozarak oto-sansürlenmiş hâle getirdiği bir seriden oluşuyor. Farsça bilenlerin bile zor okuyabileceği mektuplar, uygulanan sansüre kontrast oluşturacak şekilde sergi alanının en dışa dönük ve açık kısmı olan cama yerleştirilir. Güneşin konumuna bağlı olarak okunurlukları gün içinde değişen mektuplar, camın iki ayrı tarafındaki izleyiciler için “zaman bazlı bir bozunuma uğratılmış” hâlde; yarı görünür, yarı görünmez olarak sunulur.
Kendi Kendine Bozulmuş Hatıralar çalışması ise sanatçı tarafından ders verilen öğrencilerin fotoğraflarını içeren bir klasörün bilgisayar tarafından okunamaması sonucu oluşan “hatalı” görsellerin bir derlemesidir. Mektupların aksine bu fotoğraflar, hava karardıkça arkadan gelen ışıkla birlikte giderek artan biçimde çift taraflı görünür hâle gelir ve görünen/görünmeyen/gösterilemeyen/gösterilmek istenmeyen arasındaki sınırda dolaşır.
Betül Aksu’nun ü harfine övgü adlı işi, Londra’da yaşadığı süre boyunca adresine gelen zarflarda, ismindeki “ü” harfinin bulunduğu ülkenin karakter sistemine uymaması nedeniyle çeşitli “sapmalarla” başkalaşmasını belgeleyen bir envanter gibi işler. Ülkenin dilbilimsel metabolizmasında bir türlü sindirilemeyen “ü”, farklı karakterler, ifadeler ve işaretlerle tanımlanması gereken bir virüs gibi dolaşıma girer. Tanımlanamayan bu harf, dil üzerinden dahil edilme ve ismi olan bir özne olarak tanınma krizlerini görünür kılar.
Dan Beudean’ın, punk grubu Butthole Surfers’ın Let’s Talk About Cars parçasından yola çıkarak kendi hamster’ı ile olan kişisel ilişkisini Doğu Avrupa’nın sembolik konumuyla paralel biçimde okuduğu ses yerleştirmesi sergide baskın şekilde duyulur. Parçanın nakaratı şu şekildedir:
“…elveda o kutsal korumaya,
elveda benzin,
elveda paranoya,
elveda avamlık,
elveda Hari Krishna,
o en iyisiydi,
elveda dünya,
elveda Patricia Nixon’un göğüsleri…”
Birinci dünya ülkesi olmayan coğrafyaların içinde kalmak zorunda olduğu ikilikler ve veda edilmesi gereken “olanaklar” üzerine kurulan parça; ucuz arzuları, yoksunluğu, vazgeçişi ve avamlığı sahiplenir.
Özgürlük Dokunuşları, Alexandra Mocan’ın Romanya’da bir dönem egzotik bir özgürlük hissiyle ilişkilendirilen Winchester marka sigaraları, kendi “dürüst” tasarımlarıyla yeniden paketlediği bir seridir. Çalışmanın ismi, 1920’lerde birinci dalga feminizm sırasında kadınların sigaraya başlamasının teşvik edilmesine yönelik yürütülen Özgürlük Meşaleleri kampanyasına referans verir. Sanatçı, paketini değiştirdiği sigaraları ülke sınırlarından kaçakçılık yoluyla taşımaya çalışır ve sahte paketlerin gümrükte yaratacağı gerilimi hedefler.
Hiçbir Şeyi Değiş Tokuş Etmek ve Bazen Hiçbir Şey Sadece Hiçbir Şey Olmalıdır adlı iki videosunda ise Mocan, bulunduğu coğrafyanın Batı Avrupa’nın kutlama kültürüyle arasındaki mesafeyi kutlama nesneleri üzerinden inceler. Ekmek üzerine inşa edilen süslü bir pastanın yapım süreci ve tütsü tutacağına iliştirilmiş tek bir maytabın etrafa hafifçe ışık saçması, kutlamayı izleyen öznenin hiçlik ve değer dönüşümüyle olan ilişkisini sorgular.
Vovo, PSMC’nin (Post-Social Media Club, STPLN, Malmö) bir projesi olan Spekülatif İtaatsiz Teknoloji kapsamında, 2077 yılında verilerimizi kullanarak yükselen veri imparatorluklarına karşı direnmek amacıyla kurulan spekülatif bir terör örgütü olan G.A.G (Glitch Danışma Grubu)’nun eylem pratiğini inceler. Sinyal bozucu bombalar, örgüt üyelerine ait eşyalar, propaganda afişleri, bayraklar ve manifestolardan oluşan seçki; verilerin sahipliğinin nasıl geri alınabileceğine, metaverse’de nasıl örgütlenilebileceğine ve iktidar anlatılarının nasıl bozunuma uğratılabileceğine dair yöntemsel bir soruşturma yürütür. Herkesin Vortex adlı kapitalist bir yapıya ve dijital tarlalara bağlı olduğu alternatif bir gelecekte, merkeziyetsiz direniş biçimleri nasıl mümkün olur?
Barış Çavuşoğlu’nun ürettiği bir animasyona referansla hazırladığı Zalim Kader 001 adlı zine, animasyonda yer alan bir karakterin üretim sürecini adım adım görünür kılar. Özelleştirilmiş bir ameliyat masası ve ışık düzeneğiyle sergilenen zine; “çevrim içi ağ ezoterizmi”ne ait imgeler ile arayüzlerin arka yüzüne dair göndermeler içerir. Zalim Kader 001, kendi kendini oryantalize eden hibrit ve teknolojik bir anlatı kurarken, aynı zamanda zine üretimini pratik bir bilgi yayılım stratejisi olarak benimser.
Musa Alpar, tarama sırasında tarayıcı yüzeyinde çeşitli nesneleri sürükleyerek ve ışıkla müdahalelerde bulunarak oluşturduğu analog kırılmalarla ürettiği Dijital Aksiyon Serisi’ni sergi için yeni bir formatta yeniden formüle eder. Dijital Aksiyon Serisi: Olmayan Ülkelerin Bayrakları, kare, üçgen, uzun çizgi ve yıldız gibi bayraklarda sık kullanılan biçimlerle izleyicilerin kendi [glitch] bayraklarını tasarlayabilecekleri interaktif bir atölyedir. Tarayıcı ve nesneler kullanılarak üretilen bozunmuş bayraklar, 5533’ün önünde yer alan korkuluktan sergi alanına uzanan bayrak direğine her gün yenisiyle değiştirilmek üzere asılır.
Kolektif bir iş olan Gerilla Radyo, serginin ses kompostu olarak mekânda yer alır. Radyoda çalınacak kayıt için künye ve açıklamalar gibi metinsel içeriklerin bilgisayar tarafından seslendirilmesi, video işlerinin sesleri, ses kayıtları ve işlere eşlik eden ek materyaller tek bir ses dosyasında toplanır. Radyo, belirli aralıklarla el arabasıyla taşınarak İMÇ’deki ticari akışa sanatsal bir hışırtı olarak karışır ve serginin “cızırtılı sesi”ni gerilla propaganda taktikleriyle yayar. 18 Ekim’de Açık Radyo’da yayınlanacak ses içeriğinin sinyali, sergi alanında eş zamanlı olarak da duyulabilir.
Sergi; ana akım yeni medya ile glitch ve piksel temelli sanat pratiklerinin tekno-optimist, göz kamaştırıcı ve ilerlemeci anlatısının karşısında, “daha en baştan kesintili” ve “pikselleri yerinden kaymış” durumsallıkları izler. Bozunum üretmek için majör kırılmalara gerek olmadığı fikrinden yola çıkarak, arsızca yana atılan küçük bir adımın radikalliğini takip eder. Veri bolluğu üzerinden üretilen imgelerin doygunluğuna teslim olmaz; eksik piksellerin kimi dışarıda bıraktığını araştırır. İşlemeyen bürokrasilerin yarattığı kesik sinyalleri avantaja çeviren ya da ifşa eden özgürleşimci pratiklerin tümünü glitch olarak kabul eder ve bunları punk metodolojilerle birleştirerek yeni direniş hatları önermeyi amaçlar.
Bu proje, uluslararası dolaşıma yönelik kültürel projeler için bir finansman programı olan Cantemir Programı aracılığıyla Romanya Kültür Enstitüsü tarafından ortaklaşa finanse edilmektedir. Romanya Kültür Enstitüsü bu materyalin içeriğinden sorumlu tutulamaz.
Metin: Fırat Yusuf Yılmaz
İşgalci Yazar
Deniz Özgültekin
26 — 28 Ekim 2023
işgalci yazar/yazım; işgal etme, ele geçirme ve kontrolü ele alma pratiğini anıştıran sanatsal bir parodi olarak, 5533’te 26 ve 28 Ekim boyunca bütün gün kalarak sergi hakkında yazacak olan kişiyi ve yazılacak olan yazıyı işaret eder. tüm günü kapsayan fakat kesintili bir deneme olarak gerçekleşecek olan işgalci yazım, politik bir eylemin ciddiyetine ve hayatiyetine öykünür fakat onun yerini kesinlikle tutamaz.
bir tür yazılama girişimi olarak hayata geçecek olan işgal, görece brechtyen bir oyunbozanlık gibidir ve sanat sahnesinin örgütlenme konusundaki başarısızlığına tezat oluşturacak bir yerden başlamak üzere anarşizan taktiklerin karikatür tekrarlarını benimser.
mekânı 'kendine ait ilan’ eden bu girişim, işgal ettiği mekanı mevcut amacından saptıramadan muhafaza eder, saptırma sadece ironik olarak gerçekleşir, [şimdilik...]
"Yana atılan bir adımın / arsızca // çoğaltımı” sergisini olay merkezinden kaleme alma hedefiyle yola çıkan yazım yöntemi, hem hayali bir işgali büyük bir ciddiyetle hayata geçirecek hem de alternatif bir yazı yazma sürecini doğaçlama bir şekilde gerçekleştirebilmek adına mekânda o gün bir araya gelen herkesin yöntem önerilerine açık olacak.
***************
Sidestep / multiplied // insolently
Artists: Betül Aksu, Musa Alpar, Dan Beudean, Barış Çavuşoğlu, Vovo - Atomun Çocuğu, Alexandra Mocan, Soodeh Karimi
Curator: Fırat Yusuf Yılmaz
14 — 28 October 2023
Opening: 11 October, 17:00 - 20:00
Exhibition photos: Zeynep Fırat
In collaboration with MATCA artspace*.
Press release
Sidestep / multiplied // insolently opens on Saturday October 14 at 5533, curated by Fırat Yusuf Yılmaz and in collaboration with MATCA art space. Bringing together the works of Betül Aksu, Musa Alpar, Dan Beudean, Barış Çavuşoğlu, Vovo - the Child of Atom, Alexandra Mocan and Soodeh Karimi, the exhibition revolves around glitch punk narrative, incorporating pirate information spreading methods on online networks, political noises, bureaucratic slips, dead pixels and punk-like below-the-belt resistance tactics. Re-coding glitches as shameless disobedience potentials, the exhibition adopts a disruptive rustle and distorts the signal by creating heterogeneous lines of resistance.
Exhibition text
Sidestep / multiplied // insolently, curated by Fırat Yusuf Yılmaz, brings together the works of Betül Aksu, Musa Alpar, Dan Beudean, Barış Çavuşoğlu, Vovo, Alexandra Mocan, and Soodeh Karimi. Grounded in a glitch punk narrative, the exhibition incorporates pirate methods of information dissemination across online networks, techno-orientalism, political noise, bureaucratic slips, dead pixels, and punk-like, below-the-belt resistance tactics. By re-coding glitches as shameless potentials for disobedience, the exhibition embraces disruptive interference and aims to distort the signal by generating heterogeneous lines of resistance.
Soodeh Karimi’s Distorted Memories consists of a series of self-censored letters and notes written in the year she left her country, altered with felt-tip pens. The letters—difficult to read even for Persian speakers—are placed on the glass, the most outward-facing and exposed surface of the exhibition space. In contrast to the censorship imposed upon them, their legibility shifts throughout the day depending on the position of the sun, creating a “time-based glitch” for viewers on either side of the glass.
Self-Distorted Memories is a compilation of “corrupted” images generated when a computer fails to read a folder containing photographs of Karimi’s art students. Unlike the letters, the photographs become increasingly visible from both sides as darkness falls and backlighting intensifies, hovering at the threshold between seen/unseen, displayable/undisplayable, and wanted/unwanted visibility.
Betül Aksu’s work An Ode to the Letter Ü functions as an inventory documenting how the letter “ü” in her name underwent various “anomalies” on envelopes sent to her during her time in London, as it failed to comply with the host country’s character system. Unable to be assimilated into the linguistic metabolism of the country, “ü” circulates like a virus that must be defined through alternative characters, expressions, and signs. The unidentified letter renders visible, through language, crises of inclusion and recognition as a named subject.
Dan Beudean’s sound installation—based on Let’s Talk About Cars by the punk band Butthole Surfers—reads his personal relationship with his hamster in parallel with the symbolic condition of Eastern Europe and resonates dominantly throughout the exhibition space. The chorus goes as follows:
“…goodbye benediction,
goodbye gasoline,
goodbye paranoia,
goodbye sleaze,
goodbye Hare Krishna,
it’s been the best,
goodbye Earth,
goodbye Patricia Nixon’s breasts…”
Centered on the dichotomies and “privileges” that non–first world countries are forced to relinquish, the piece embraces cheap desires, deprivation, renunciation, and mediocrity.
Touches of Freedom is a series in which Alexandra Mocan rebrands and repackages Winchester cigarettes. Drawing a parallel between Torches of Freedom—a campaign launched during the first wave of feminism in the 1920s to encourage women to smoke—and the exotic sense of freedom historically associated with smoking in Romania, Mocan applies her own “honest” redesigns to the object. She then attempts to smuggle the altered cigarette packs across national borders, intentionally targeting the tension produced by counterfeit packaging at customs.
In her two videos, Exchanging Nothingness and Sometimes Nothingness Has to Be Just Nothingness, Mocan examines the distance between her own geographic context and Western Europe’s culture of celebration through celebratory objects. The works depict, respectively, the construction of an ornate cake atop a loaf of bread and a single sparkler attached to an incense holder, probing the relationship between nothingness and value transformation as experienced from the position of the observer.
In Speculative Disobedient Technology, a project by PSMC (Post-Social Media Club, STPLN, Malmö), Vovo investigates the practices of G.A.G (Glitch Advocacy Group)—a speculative terrorist organization founded in 2077 to resist the rise of data empires built on the exploitation of personal information. In an alternative future where all individuals are bound to a capitalist entity named Vortex and its digital plantations, what forms might decentralized resistance take? A selection of signal-jamming bombs, personal belongings of members, propaganda posters, flags, and manifestos conducts a methodological inquiry into reclaiming data ownership, organizing within the metaverse, and disrupting dominant power narratives.
Zalim Kader 001, a zine by Barış Çavuşoğlu created in reference to an animation he produced, presents the stages of a character’s production process. Exhibited alongside a customized surgical trolley and lighting setup, the zine contains imagery associated with “web esotericism” and references to the underlying structures of interfaces. As a title, Zalim Kader 001 produces a self-orientalizing, hybrid, and technological narrative while adopting zine publishing as a practical strategy for information dissemination.
Musa Alpar reformulates his Digital Action Series, originally produced through analog glitches created by dragging objects across a scanner’s surface and intervening with light, into a new format for the exhibition. Digital Action Series: Flags of Non-Existent Countries is an interactive workshop inviting participants to design their own glitch flags using common elements of national flags—squares, triangles, long lines, and stars. The glitched flags produced using scanners and objects will be hung from a flagpole bending toward the exhibition space and replaced daily.
Guerrilla Radio, a collective work, occupies the space as the exhibition’s sound compost. Text-to-speech renderings of labels and descriptions, audio from video works, sound recordings, and supplementary materials are compiled into a single audio file broadcast via radio. Periodically towed through IMC on a hand truck, the radio merges with the area’s commercial flow as artistic noise, disseminating the exhibition’s “crackling signal” through guerrilla propaganda tactics. On October 18, the audio content broadcast on Açık Radio will also be transmitted live within the exhibition space.
Positioned against the techno-optimistic, dazzling, and progressive narratives of mainstream new media, glitch, and pixel-based art practices, the exhibition follows conditions that are “interrupted from the outset” and “shifted in footing rather than pixels.” Rejecting the necessity of major disruptions to produce glitches, it pursues the radical potential of an insolent sidestep. The exhibition resists the saturation of data-driven imagery and examines who is rendered disadvantaged by missing pixels. It understands glitch as the totality of emancipatory practices that exploit or expose the intermittent signals generated by dysfunctional bureaucracies and proposes combining these practices with punk methodologies to forge new lines of resistance.
This project is co-financed by the Romanian Cultural Institute through the Cantemir Programme, a funding framework for cultural projects intended for international circulation. The Romanian Cultural Institute cannot be held responsible for the content of this material.
Text by Fırat Yusuf Yılmaz
* MATCA artspace is an independent artist-run space in Cluj-Napoca, repurposed from a former leathercraft workshop. Founded in 2017 by Alexandra Mocan, Alexandru Muraru, and Matei Toșa, the space was initiated to address the need for accessible platforms for local artists.
MATCA explores and reflects on the evolution of contemporary art, current trends, recent global events, and the ways artistic discourse develops around them. Through events and exhibitions, the space serves as a platform for discovering local art while facilitating dialogue between emerging and established artists, both local and international. MATCA encourages experimentation with alternative media beyond traditional formats and operates on a non-commercial basis. To date, MATCA has organized 70 exhibitions and collaborated with over 200 artists. Recent projects reflect a focus on cultural and artistic work, as well as an orientation towards research-driven, dialogue-based, and participatory practices. In this context, the space has recently launched residency programs, discussions, and workshops.
Squatting Writer
Deniz Özgültekin
26 — 28 October 2023
squatting writing operates as an artistic parody referring to the practice of occupying, invading and taking control, will be written by a squatting writer by squatting in 5533 all day on October 26 and 28. squatting writing will take place as an all day long but also a discontinued experiment, emulating the seriousness and vitality of a political act, but is by no means a substitute for it.
the occupation, which will be disguised as an attempt for an alternative writing method, is a relatively brechtian spoilsport, adopting cartoon repetitions of anarchist tactics to start from a place that contrasts with the failure of the art scene to protest together. act, 'declaring the space its own', preserves the space it occupies without being able to divert it from its current purpose, and the hijacking happens ironically, [for now...]
the writing method, focusing on the exhibition "Sidestep / multiplied // insolently" from the event horizon, will both realize an imaginary occupation with great seriousness and will be also open to the suggestions of everyone who participates.
