Kırık Oktav
Ayşegül Yapar, Ece Yalçın, Sofia Abraham
11 Mayıs — 1 Haziran 2024
Açılış: 26 Kasım Cumartesi, 16:00 - 20:00
Sergi fotoğrafları: Zeynep Fırat
Basın bülteni
Ayşegül Yapar, Ece Yalçın ve Sofia Abraham’ın çalışmalarından oluşan Kırık Oktav, 26 Kasım Cumartesi günü 5533’te açılıyor. Sanatçılar, insan emeğinin merkezde olduğu üretim koşullarını örüntü, çoğaltma, baskı, kayıt gibi yöntemler kullanarak, mekanik ve dijital araçlarla inceliyorlar. Bir kırık oktavın içerdiği ahenk dışı sesler sergide hata payı ve bireye ait izler halinde görünür oluyor.
Ayşegül Yapar’ın, paslanmış metal parçaları kumaş üzerinde baskı aracı olarak kullanıp ürettiği, ev içi emeği konu alan çalışması Bez no.1; Ece Yalçın’ın, üç boyutlu bir modelin yanlış programda açılmasıyla ortaya çıkan kurgusal bir çiçeği tarif ettiği Ultraviyole; ve Sofia Abraham’ın, Lübnan’dan göç eden ailesinin Meksika’da kurduğu denim fabrikasını, ailenin geçmişini ve bugününü anlamak için bir araştırma sahası olarak kaydettiği videosu Autómata sergide yer alan çalışmalardan bazıları.
Sergi metni
Ev. İş. Ev. İş. Ev. İş. Ev, ev, ev, iş, iş, iş… Ev işi.
Ev ile iş arasında gidip gelen çalışma hayatı daha görünür, daha değişken ve aktif olarak kabul görürken, ev içi çalışma hayatı neden daha edilgen, pasif ve tekdüze olarak nitelendirilir? Kendi içinde tekrar eden ve bireyi tüketen bir sistemin parçası olmasına rağmen iz bırakan çalışma hayatı, ev işlerinden ayrışır ve ev içi emeğin izleri her gün yeniden silinir. Kamusal hayatta anlamlı bir karşılık bulamayan ev içi emeğinin izleri, Kırık Oktav sergisinde baskı ve tekrar kavramları üzerinden ele alınıyor.
Bez no.1 ve Bez no.2 eserlerinde kumaş ve danteller, metalin zaman içinde oksitlenmesi sonucu oluşan pas ile buluşturulur. Materyal üzerindeki etkisini “eskime” olarak hissettiren pas, 6 metrelik kumaş ve şerit dantel üzerinde yerini belli ederek farklı karakterlere dönüştürülmüştür. Malzemeler üzerinde oluşturulan pas izlerinin rutin süreci, bastırılmış duyguların veya anıların başka bir form alarak hayata karışmasına atıfta bulunur. Böylece pas, başka bir yaşam düzleminde sonu gelmeyecek bir değişim sürecine başlar.
“Zinc Beyaz” kullanılarak üretilen 24” no.1 ve 24” no.2 eserlerinin, farklı zaman dilimlerinde karanlığa bırakılarak kendiliğinden oluşan sararma etkisi, aydınlık ve karanlık ikiliği üzerinden ele alınır. Yağlı boyanın oksitlenerek kururken sararabilecek bir pigment üretmesi sonucu oluşan renk değişimi, her gün tekrar eden bir düzende maruz kalınan aydınlık–karanlık dengesinin bozulmasıyla bireyin iç dünyasında oluşan değişimi vurgulamayı amaçlar.
İncik Boncuk, düğmenin birçok eşiyle tekdüze dizili bir form alarak bağımsız bir nesneye dönüştürülmesiyle ortaya çıkar. Bağlama araçları bir araya getirilerek araç olmaktan çıkarılmış, kendine bağımlı kılan bir kordon haline getirilmiştir.
Metin: Rana Kelleci
Flyer.pdf
****************
Broken Octave
Ayşegül Yapar, Ece Yalçın, Sofia Abraham
11 May — 1 June 2024
Opening: 26 November, Saturday 16:00 - 20:00
Exhibition photos: Zeynep Fırat
Press release
Broken Octave, featuring the works of Ayşegül Yapar, Ece Yalçın, and Sofia Abraham, opens at 5533 on Saturday, November 26th. The artists examine the conditions of production in which human labor is at the center, using mechanical and digital methods such as patterning, reproduction, printing, and recording. The dissonant sounds contained in a broken octave are visible in the exhibition both as margins of error and traces of the individual.
Some of the works in Broken Octave are Ayşegül Yapar’s ‘Cloth no.1,’ where she uses rusted metal pieces as a printing medium on fabric to focus on domestic labor; Ece Yalçın’s ‘Ultraviolet,’ which depicts a fictional flower created by opening a three-dimensional model in the wrong software program; and Sofia Abraham's ‘Autómata,’ a video work where she records the denim factory established in Mexico by her family members who immigrated from Lebanon as a field research to understand the family’s past and present.
Exhibition text
House. Work. House. Work. House. Work. House, house, house, work, work, work… Housework.
Why is domestic labor characterized as passive, monotonous, and stagnant, while working life that moves back and forth between home and workplace is recognized as more visible, variable, and active? Despite being part of a repetitive system that exhausts the individual and leaves traces, working life is separated from housework, and the traces of domestic labor are erased anew every day. In the Broken Octave exhibition, these traces of domestic labor—unable to find a meaningful response in public life—are addressed through the concepts of pressure and repetition.
In Cloth no.1 and Cloth no.2, fabrics and laces are brought together with rust formed through the oxidation of metal over time. Rust, which manifests its effect on the material as “aging,” marks its presence on six meters of fabric and strips of lace, transforming into different characters. The routine process of rust marks on materials refers to repressed emotions or memories resurfacing in different forms, initiating an endless process of transformation on another plane of life.
The spontaneous yellowing effect in 24” no.1 and 24” no.2, produced using Zinc White and left in darkness for varying periods of time, is examined through the duality of light and dark. The color change that occurs as oil paint oxidizes and produces a pigment that yellows while drying aims to emphasize the transformation within the individual’s inner world, caused by the disruption of the light–dark balance repeatedly experienced in daily life.
Gewgaw is transformed into an independent object by taking the form of a routinized arrangement composed of multiple identical buttons. Fastening tools are gathered together and stripped of their original function, becoming a self-dependent cord.
Text by Rana Kelleci
