Bir varmış bir yokmuş

Volkan Aslan
Nancy Atakan
Fotoğraf, dijital baskı, video, bulunmuş nesneler
Enstalâsyon
Tartışma Paneli
2009

Bilginin aktarılması söz konusu olduğunda, bunda hafızanın bir rolü olsa da olmasa da, elde edilen sonuç, ister sözlü ister görsel ya da bu ikisinin bir birleşimi olsun, anlatımsal olacaktır.   İstanbul gibi karmaşık ve kaotik bir şehirde, öykü anlatımı, mekânın doğal dokusunun bir parçası olarak var olmaktadır.  Bir Varmış Bir Yokmuş isimli bu enstalâsyonda, Volkan Aslan ve Nancy Atakan, İstanbul’da ve küratör Marcus Graf ile birlikte işlettikleri bağımsız sanat mekânı 5533'ün çevresinde yer alan Unkapanı bölgesinde bulunan gerçekliğin/kurgunun çoklu katmanlarını yansıtan hayali ve tarihsel bir mekân sunmaktadır.  Bu iki sanatçı, yerel üniversite öğrencileriyle birlikte, 5533’ün açıldığı yıl olan 2008’den beri, 5533’ün, küçük işletmelere sahip iş adamlarından oluşan komşularının ve İstanbul’daki benzer inisiyatif ve merkezlerin sahip olduğu komşuların, çağdaş sanata ilişkin bakış açılarını ve algılamalarını saptamaya yönelik çok sayıda proje organize etmişlerdir. Buna ek olarak, 5533’ün de içinde bulunduğu ve İstanbul’un en eski alışveriş merkezi olan İMÇ’nin (İstanbul Manifaturacılar Çarşısı) mimari tarihini de araştırmışlardır. Psödo-belgesel tarzındaki bu yaklaşım, belirli bir anlatım türünü kullanmaktadır ve gerçekleştirilecek bu etkinliğin tartışma paneli kısmında sunulacaktır. Buna karşılık, Volkan Aslan ve Nancy Atakan’ın enstalâsyonu, içinde yaşanılan dünyalara ilişkin öyküleri anlatmanın alternatif yollarını göstermektedir.    

5533’ün etrafında yer alan çevre, geleneksel, Müslüman ve tarihi öğeleri, modern yaşamın izleriyle bir araya getirmekte ve paralel dünyaların, yan yana var olmanın yanı sıra birbirleriyle kesişmelerini ve birbirlerinin içine nüfuz etmelerini de mümkün kılmaktadır. Pleksiglas, neon, plastik, cam, reklâmlar, videolar ve çağdaş müzik, Müslüman kadınların geleneksel hazır giyim eşyaları, yerel bir çay ocağı, yarı terkedilmiş bir modern alışveriş merkezi, solmuş fotoğraflar, arabesk müzik ve atılmış nesnelerle iç içe geçmektedir.  Aslan ve Atakan’ın enstalâsyonu, her ikisinin de kişisel sanat uygulamalarını kullanarak bu atmosferi dolaylı olarak yeniden yaratmaktadır. Nancy Atakan, 5533’ün de içinde bulunduğu bu alışveriş merkezini kuran akrabalarının öyküleri, aile fotoğrafları ve kişisel deneyimlerinden yola çıkarken, Volkan Aslan’ın anlatımı, geçmiş dönemlere ait bulunmuş nesnelerden yararlanmaktadır. Her iki sanatçı da, nesnelerin, insanlardan daha uzun ömürlü olduklarının ve geriye kalan şeylerin atmosferini yansıttıklarının, kokusunu taşıdıklarının ve arkalarında izler bıraktıklarının bilincindedir. Nesneler, hafızayı taşımakta ve belgelemektedir.  Bu nesneler, sanatçının ister tanıdığı ister tanımadığı bir kimseden geliyor olsunlar, etkinlikler, kişiler ve dönemler hakkında öyküler anlatmaktadırlar.  Bu nesnelerinden çıkan hikayeler hiçbiri, birbirinden daha doğru değildir.  

***********

Once Upon a Time/Bir varmış bir yokmuş

Volkan Aslan
Nancy Atakan
Photographs, digital prints, videos, found objects 
Installation
Panel discussion
2009

Whenever memory plays a role in relating information, the outcome, whether verbal, visual, or a combination of the two, becomes narrative.  In a complex chaotic city like Istanbul, storytelling exists as a part of the natural texture of the place.  In this installation entitled, Once Upon a Time/Bir varmış bir yokmuş, Volkan Aslan and Nancy Atakan present an imaginary space, a historical place, that reflects the multi-layers of reality/fiction found in Istanbul as well as the unkapani area around 5533, the non-profit independent art space they run together with the curator, Marcus Graf.  Since 5533 opened in 2008, these two artists in conjunction with local university students have conducted several projects organized to ascertain the viewpoints and perspections related to contemporary art of their small businessmen neighbors as well as those of neighbors of similar initiatives and centers throughout the city. In addition, they have researched the architectural history of İMÇ (Istanbul Textile Manufacturers), the oldest Istanbul shopping center in which 5533 is located. This pseudo-documentary type of approach uses one type of narrative and will be presented in the panel discussion portion of this event whereas the installation by Aslan and Atakan shows alternative ways to tell stories about the worlds they inhabit.    

The environment around 5533 joins the traditional, Moslem, historical, with touches of contemporary life to allow parallel worlds to stand side by side as well as to overlap and to penetrate each other. Plexiglas, neon, plastic, glass, advertisements, videos, contemporary music intertwine with traditional Moslem women’s readywear, a local tea shop, a semi-deserted modern shopping center, faded photographs, arabesque music, and discarded objects.  Aslan and Atakan’s installation indirectly recreates this atmosphere using their individual artistic practices. While Atakan starts from personal experience, family photographs and stories of her relatives who initially established the shopping center in which 5533 exists, Aslan’s narrative begins with found objects from past eras. Both artists realize that objects outlive humans and that objects leave traces, carry smells, and reflect the atmosphere of what remains. Objects document and carry memory.  Whether these objects come from someone known or unknown to the artist, they tell stories about events, people, and eras.  Neither seems more true than the other.